İsra Ne Demek İbranice? Bir Kelimenin İçimde Açtığı Kapı
Kayseri’de akşamlar bazen insanın içine fazla dokunuyor. Özellikle sonbahar geldiyse… Hele bir de yağmur hafif hafif camlara vuruyorsa, insan kendini susturamıyor. O akşam da öyleydi. Talas tarafında küçük bir kafede oturuyordum. Defterim önümde açıktı ama tek kelime yazamıyordum. İçimde garip bir sıkışma vardı. Son birkaç aydır hayatımın yönünü kaybetmiş gibi hissediyordum. İnsan 25 yaşında da yorulabiliyormuş, bunu yeni öğreniyordum.
Telefonuma bir mesaj düştü. Üniversiteden eski bir arkadaşım yazmıştı. Uzun zamandır konuşmuyorduk. Mesajın sonunda tek bir kelime vardı:
“İsra.”
Neden sadece bunu yazdığını anlamadım. Önce bir isim sandım. Sonra merak ettim. “Isra ne demek İbranice?” diye araştırmaya başladım. İşte her şey tam o anda değişti.
Bir Kelimenin Peşinden Giderken Kendimi Bulmam
İbranice’de “İsra” kelimesinin yolculuk, gece yürüyüşü, manevi bir geçiş gibi anlamlarla ilişkilendirildiğini okudum. Özellikle insanın karanlıktan aydınlığa doğru yaptığı içsel bir yolculuğu çağrıştırıyordu. O an bilgisayar ekranına uzun süre baktığımı hatırlıyorum.
Çünkü tam olarak öyle hissediyordum.
Karanlığın içinden yürüyen biri gibi…
Hayatım dışarıdan normal görünüyordu. Sabah işe gidiyor, akşam eve dönüyor, hafta sonu arkadaşlarla kahve içiyordum. Ama insan bazen kalbinin içinde kimseye göstermediği bir enkaz taşıyor. Ben de taşıyordum. Özellikle geçen kış yaşadığım ayrılıktan sonra.
Onunla Cumhuriyet Meydanı’nda yürümeyi çok severdik. Kar yağarken ellerimizi cebimize sokup uzun uzun konuşurduk. Bir insanın sesine alışmak çok korkunç bir şeymiş. Gittikten sonra şehir aynı kalıyor ama sesler değişiyor.
Ben aylarca bunu atlatamadım.
Bir gece yine defterime bir şeyler yazarken istemsizce şunu not etmişim:
“Bazı insanlar gidince şehir küçülüyor.”
Bugün dönüp okuyunca hâlâ içim acıyor.
İsra Ne Demek İbranice? Neden Bu Kadar Etkilendim?
“Isra ne demek İbranice” konusunda doğru bilgiye ulaşmak isteyenler için kapsamlı bir içerik hazırladık.
Kelimenin anlamı beni bu kadar etkilemişti çünkü tam olarak ruh halimi anlatıyordu. İnsan bazen yürür ama nereye gittiğini bilmez. Sadece yürür. Ben de öyleydim.
Kayseri’nin gece sokaklarını çok dolaştım o dönem. Özellikle Hunat civarında… Sessiz olur. Gece geç saatlerde yürürken insanların evlerinde yanan ışıklara bakardım. Her pencerenin arkasında başka bir hayat vardı. Kim bilir kim ağlıyor, kim mutlu, kim yeni bir başlangıç yapıyordu…
Ben ise sadece düşünüyordum.
“Hayat gerçekten bir yere varıyor mu?”
İşte o günlerde “İsra” kelimesi benim için sıradan bir anlamdan çıkıp kişisel bir şeye dönüştü. Sanki içimdeki yürüyüşün adı olmuştu.
Babamla Yaptığım O Konuşma
Bir akşam mutfakta çay içiyorduk. Babam her zamanki gibi sessizdi. Televizyon açıktı ama ikimiz de izlemiyorduk. Sonra bana dönüp şunu söyledi:
“Son zamanlarda gözlerin sürekli başka yerde.”
Bu cümle beni dağıttı.
Çünkü fark edildiğimi hissettim. İnsan bazen görünmez olduğunu düşünüyor. Hele duygularını içine atan biriysen… Ama babam anlamıştı.
Ona “İsra” kelimesinden bahsettim. İbranice anlamını anlattım. Uzun uzun dinledi beni. Sonra sadece şunu dedi:
“İnsan bazen yürümekten korkmamalı oğlum.”
O an boğazım düğümlendi. Çünkü tam ihtiyacım olan cümle buydu.
Hayatım boyunca güçlü görünmeye çalışmıştım. Ama ilk kez yorulduğumu kabul ettim.
Kayseri Sokaklarında Kendimle Yüzleşmem
Bir pazar sabahı erkenden çıktım evden. Hava çok soğuktu. Kayseri’nin ayazı insanın yüzüne tokat gibi vurur. Kulaklık takıp yürümeye başladım. Müziği bile tam duymuyordum aslında. Daha çok düşünüyordum.
“İsra ne demek İbranice?” diye başlayan merakım, kendi içime açılan bir kapıya dönüşmüştü.
İnsan neden bazı kelimelere bağlanır?
Sanırım bazı kelimeler bizi anlatır. Benim için “İsra”, kaybolmuş hissetmenin ama yine de yürümeye devam etmenin adı oldu.
O gün Erciyes uzaktan bembeyaz görünüyordu. Durup uzun uzun baktım. Çocukken dağları aşılmaz sanırdım. Büyüyünce insanın içindeki şeylerin daha büyük olduğunu öğrendim.
Mesela pişmanlık.
Mesela özlem.
Mesela yarım kalan konuşmalar…
Eski Mesajları Silmeye Çalışırken
Gece eve dönünce eski konuşmaları okumaya başladım. Yapılmaması gereken şeylerden biri bu biliyorum ama insan bazen acısını kendi elleriyle büyütüyor.
Bir mesajda bana şunu yazmıştı:
“Sen çok hisseden birisin.”
O cümleyi okuyunca ağladım.
Çünkü doğruydu.
Ben gerçekten çok hissediyorum. İnsanların ses tonlarını, bakışlarını, uzaklaşmasını… Her şeyi fazla hissediyorum. Bu bazen yoruyor ama bazen de insanı insan yapan şey tam olarak bu galiba.
Telefonu kapatıp defterime uzun uzun yazı yazdım. Sayfalarca…
O gece şunu fark ettim:
Bazı insanlar geri dönmüyor olabilir ama insan yine de kendine dönebilir.
İşte bu düşünce içimde küçücük de olsa umut bıraktı.
İsra Kelimesinin Bende Bıraktığı His
Bugün biri bana “İsra ne demek İbranice?” diye sorsa sadece sözlük anlamını söylemem sanırım.
Çünkü benim için artık çok başka bir şey ifade ediyor.
Bir geçiş…
Bir değişim…
Bir insanın kendi içindeki karanlıktan çıkmaya çalışması…
Belki hâlâ tam iyi değilim. Hâlâ bazı geceler sebepsiz yere geçmişi düşünüyorum. Hâlâ bazı şarkıları duyunca içim sızlıyor. Ama artık yürümekten korkmuyorum.
Bu büyük bir değişim.
Eskiden acının geçmesini bekliyordum. Şimdi onunla yaşamayı öğreniyorum.
Annemin Sessizce Bıraktığı Not
Geçen hafta işe giderken masada küçük bir kâğıt buldum. Annem bırakmış.
“Canın neye sıkılırsa sıkılsın geçer.”
Bu kadar kısa bir notun insanı nasıl etkileyebildiğini anlatamam. Uzun uzun baktım o kâğıda. Sonra cüzdanıma koydum.
Çünkü bazen insanı ayakta tutan şey büyük olaylar olmuyor. Küçük cümleler oluyor.
Bir kelime…
Bir not…
Bir yürüyüş…
Ya da bir akşam ansızın karşına çıkan “İsra” kelimesi…
Hayatın Tam Ortasında Devam Etmek
Artık şunu biliyorum:
İnsan tamamen iyileşmiyor. Ama yeniden nefes almayı öğreniyor.
Kayseri’de bugün yine hava kapalı. Penceremin önünde çayım duruyor. Bu yazıyı yazarken dışarıda çocuk sesleri geliyor. Hayat bir şekilde devam ediyor.
Ben de devam ediyorum.
Belki hâlâ eksik hissediyorum bazen ama eskisi kadar kayıp değilim. Çünkü artık kendi içimde yürüdüğüm yolu inkâr etmiyorum.
İsra…
Ne garip kelime.
Bir gece internet aramasında karşıma çıktı ama sanki yıllardır içimdeymiş gibi hissettirdi.
Belki bazı kelimeler bizi buluyordur.
Belki bazı anlamlar tam ihtiyacımız olan anda karşımıza çıkıyordur.
Ve belki insan en çok karanlıkta yürürken kendini tanıyordur.
Son Bir Gece Yürüyüşü
Dün gece yine dışarı çıktım. Hava soğuktu. Sokak lambalarının altında yürürken içimde tuhaf bir huzur vardı. Eskiden yalnız kalınca korkardım. Şimdi bazen yalnızlık bana iyi geliyor.
Gökyüzüne baktım.
Derin bir nefes aldım.
Ve ilk kez uzun zaman sonra içimden şu geçti:
“Her şeye rağmen güzel günler olabilir.”
Sanırım umut böyle bir şey.
Sessiz geliyor.
Ama geldiğinde insanın içindeki bütün karanlığı biraz olsun hafifletiyor.
Umarız “Isra ne demek İbranice” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Petmundo ekibinden sevgilerle!